Zor İnsanlarla İletişim – Yazıda Çağrı Merkezi Kaydı Yoktur :)

Günlük yaşam, çoğu zaman, insanlar arası iletişim çatışmaları ve anlaşmazlıklarla doludur.

Örneğin, kahvaltı masasında eşinizle bir konu üzerinde tartıştığınızı ve siz yeni bir girişim yapmanın zamanı geldiğine inanıyorken ; eşiniz “Hiç de öyle değil! Biliyorsun ki, şu anda ona ayırabilecek kadar paramız yok” demektedir.

İşyerinize gelmişsinizdir. O gün için tasarladığınız yeni şeyler vardır.

Düşüncelerinizi çevrenizdekilerle paylaşmak istersiniz. O sırada birisi:
“Buna benzer bir şeyi daha önce de denemiştik. Biliyorsunuz yürümedi…” deyip çıkıverir işin içinden.

Akşama doğru, tam iş yerinizden ayrılmak üzeresinizdir ki, hiç de görmek istemediğiniz birisi karşınıza dikiliverir. Sırıtkan bir yüzle her zamanki gibi, sizden aynı isteklerde bulunmaktadır. Ondan da kurtulur, arabanızla evinizin yolunu tutarsınız; bu kez de, farkında olmadan kırmızı ışığı geçtiğiniz için, yolun kenarına çekilip trafik polisine hesap vermek zorunda kalırsınız.

Kuşkusuz, bu tür tersliklerin hepsi aynı gün içinde başımıza gelmez. Ama, benzer olaylarla karşılaşmak mümkündür. Yaşamımız boyunca edindiğimiz kişiler arası deneyimler yukarıda sayılan iletişim sorunlarını çözmemize yardımcı olur.

Bazı durumlarda ise, deneyimlerimiz ne kadar yeterli olursa olsun,
kurduğumuz diyaloglar olumlu sonuç vermezler. Başarısızlıkla biten böyle diyalogların sonunda sıkıntımız, öfkemiz, çaresizliğimiz, bir kat daha artabilir.

İletişim kurmakta güçlük çeken insanlar için, uzmanlar: “Zor İnsanlar” deyimini kullanıyorlar.

Zor insanlar, toplumdan topluma, kültürden kültüre farklı tanımlanmakla birlikte, temelde birbirlerine benzer davranışlar sergilerler.

“Dediğim dedik, çaldığım düdük!” diyen cinstendirler adeta. İnatçı, hırslı, kaprisli ve kendini beğenmiş kimselerdir.

Böyle insanlarla nasıl bir iletişim kurulmalı dersiniz? Ya da, sizinle diyaloga girmeyi ta baştan beri istemeyen bu zor şahısları sağlıklı bir iletişim kurmak üzere karşınıza nasıl oturtabilirsiniz? Bu tür durumlar, sıradan iletişim becerilerinden fazlasını gerektirir doğal olarak.

DÜŞMANLIK MI ORTAK HAREKET Mİ?

Kavga etmek için iki kişi, karmaşıklığı çözmek için bir kişi yeterlidir derler.

Ardından şunu ekliyor : “En zor probleminizi çözmek sizin elinizde”

Yani, zor durumun çözümü için önce kendimiz uzlaşmak istemeliyiz. Sonra, karşımızdaki zor insanı bizim bu niyetimize katılmasını sağlamaya çalışmalıyız. Onunla uzlaşabilirsek, düşmanlık gereksizleşir..

Zor insanlarla nasıl iletişim kurabiliriz dersek maddeler halinde yazalım…

1- Birinci basamak kendi davranışımızı kontrol altına almaktır. Karşıtımız “Hayır” dediği ya da ummadığınız bir biçimde davrandığı zaman; istediğimizden vazgeçmeye ya da karşı saldırıya geçmeye gerek yoktur. Konuşmayarak ya da tepki vermeyerek zaman kazanabiliriz.

2- Onun tarafına geçmek; Karşıtınız, iletişim sırasında saldırmamızı beklemektedir ya da direneceğimizi ummaktadır. O halde, biz tam tersini yapmalıyız. Onu dinlemeliyiz, görüşlerini tanımalıyız ve mümkün olabilen
noktalarda uzlaşmaya çalışmalıyız. Karşıtımızın gücünü ve yeteneklerini tanıyabilmek çok önemlidir.

3- Reddetmemek, yeniden anlam katmak: Bu aşama, karşıtımızın düşüncelerini reddetmek yerine, ki bu onu daha uzlaşmaz hale getirir- dikkatini her iki tarafın beklentilerini tatmine yöneltme dönemidir. Bütün söylediklerini ele alıp problemi çözmek amacıyla tekrar anlamlandırabiliriz. Örneğin: “Bunun neden böyle olmasını istiyorsun?”, “Sen benim yerimde olsaydın ne yapardın?” ya da “Şöyle yapsak nasıl olur?” gibi sorular sorarak, iletişimi engelleyen sorunları aşabiliriz.

4- Köprü kurmak; Kendimizi bu aşamada bir arabulucu gibi düşünebiliriz. Onu da işin içine katarak, düşüncelerini ve beklentilerini öğrenip, karşılanmamış gereksinimlerini bulup çıkarmaya uğraşabiliriz. Kurduğumuz diyalog sonrasında, onun da kendisi içi bir zafer kazanmış olduğu kanısını uyandırabilirsek, o kimseyle aranızda bir köprü oluşturduğunuzu düşünebiliriz.

5- Onu sağ duyusuna getirmek. Dize getirmek değil ama!! : Bu aşamaya kadar, karşıtımız hala direnmekte ve görüşme yapmadan kazanabileceğini düşünmekte ise, biz yine de sinirlerimize hakim olmaya çalışmalıyız. Bu son aşamada yanlışlıkla güç kullanmaya ya da tehdit etmeye kalkışırsak bilelim ki bunlar geri tepecektir. Eğer onu köşeye sıkıştırırsak bu kez de, başka kaynaklarını harekete geçirerek bize karşı saldırıda bulunabilir. Bu nedenle konuşmayı olumsuz bir biçimde bitirmekten ise, bir sonraki görüşmenin davetiyesini uzatmaya çalışmalıyız. Böylece aramızdaki köprünün açık olduğuna inanacaktır. Görüldüğü gibi “Zor İnsan”la diyalog hiçte kolay değil. Ama önemli amaçlar uğruna bu yol her zaman denenmelidir. Kişileri dize getirmenin ya da “Ya hep, ya hiç!” yasası gereği kenara itmenin değil, ; Her iki tarafında olumlu yönlerinden
yararlanmanın çareleri aranmalıdır.

Yazar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir